ÇOCUK İSTİSMARI TÜRLERİ TCK 103

Çocuk istismarı, çocuğun sağlığına, yaşamına, bedensel veya ruhsal gelişimine zarar verebilen, fiziksel ve/veya duygusal her türlü kötü davranışı, ihmali, cinsel istismarı veya ticari bir çıkar/menfaat için çocuğun kullanılmasını ifade eder.

Çocuğa bakmakla sorumlu olan kişilerin bu sorumluluklarını yerine getirmemeleri, beslenme, barınma, giyinme gibi çocuğun temel fiziksel ve bedensel ihtiyaçlarını karşılamamaları, çocuğun “fiziksel ihmali” çocuğun duygusal ve zihinsel gelişimi için gerekli ilgiyi göstermemeleri de çocuğun “duygusal ihmali” olarak düşünülebilir.

İstismarı dört kategoriye ayırabiliriz:

1- Fiziksel İstismar

2-Duygusal İstismar

3-Cinsel İstismar

4- İhmal

Fiziksel istismar, çocuğun ebeveyni veya eğitim ve gözetimi ile yükümlü kişiler tarafından kaza haricindeki yaralanmalarıdır. Bir annenin sinirlendiğinde, öfkesini çocuğa yönelterek onu itip kakması, iteklemesi veya bir öğretmenin öğrencisine vurması çocuğun fiziksel istismarına ilişkin örneklerdir. Hatta çocuğu gereksiz bir şekilde uzun süre ağlatmak ve ihtiyacını karşılamamak da çocuğun fiziksel olarak istismarı olarak kabul edilmektedir.

Duygusal istismar, çocuğun ebeveyni veya yakın çevresindeki yetişkinlerin, çocuğun yetenekleri ile ilgili sürekli olarak beklenti içinde olmaları, bu beklentilerin karşılanması için çocuğa baskı kurulması ve bu şekilde çocuğun duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilerek karşılanmamasıdır. Bir babanın çocuğu dinlememesi veya çocuğun öz güvenini zedeleyici kalıp cümleler kullanması, saldırgan davranması veya çocuğa sarılmayarak, öpmeyerek, sevgi göstermeyerek çocuğa mesafeli durması duygusal istismarın en belirgin örnekleridir. Çoğu anne-baba belki de kendi yetiştirilme şekillerinden dolayı bu eylemleri bilinçsiz olarak yapsalar da, bu durum istismarın varlığını ve ağırlığını ortadan kaldırmamakta, çocuğun sağlıklı ve bütünsel olarak gelişimini ciddi şekilde sekteye uğratmaktadır.

Cinsel istismar, çocuğun kendinden yaşça büyük biri tarafından zorla veya ikna edilmek suretiyle cinsel tatmin amacıyla kullanılmasıdır.

İhmal ise, çocuğa bakmakla yükümlü kişilerin, bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri, çocuğun yaşam koşulları için gerekli ve ihtiyaç duyduğu standartları sağlamamalarıdır. Çocuğu okula göndermemek, çocuğun sağlık ihtiyaçlarını karşılamamak, fiziki ihtiyaçlarını yok saymak, çocuğu aç ve kirli bırakmak, çocuğa zarar verebilecek durumlarda gözetim altında tutmamak ve yalnız bırakmak ihmalin ilk akla gelen örneklerindendir.

İstismara maruz kalan çocuklarda birtakım belirtiler görülmektedir:

  • Tekrar eden, rahatsız eden düşünceler,
  • Uykuya dalmada güçlük,
  • Kâbuslar,
  • Öfke nöbetleri,
  • Dikkat dağınıklığı ve yoğunlaşma güçlüğü,
  • Cinsel kimlik bozuklukları,
  • Depresyon,
  • Anksiyete,
  • İntihar eğilimi,
  • Alkol ve madde kullanımı,

Çocuk istismarının önlenmesi için alınabilecek önlemler;

  • Ailelerin koşullarının bilinmesi ve doğru değerlendirilmesi,
  • Çocukların koşullarının bilinmesi ve doğru değerlendirilmesi,
  • Bu koşulların iyileştirilmesi için alınması gereken önlemlerin tespiti ve uygulanması,
  • Ailenin konu ile ilgili eğitilmesi,

İstismarın tespiti ve varlığı halinde alınabilecek önlemler;

  • Oluşturulacak bilinç ve farkındalıkla, var olan ihmal veya istismarı erken tanıma, tespit ve müdahale edilmesi,
  • Çocuğun tepkilerinin detaylı ve doğru bir biçimde değerlendirilmesi ve çocuğun korunmaya alınması,
  • Ailenin yaklaşımının yakından takibi ve iyileştirme sürecinin takibi,
  • Gelecekte uğrayabilecekleri ihmal veya istismara karşı çocuğun daimi korumaya alınması,

Önleyici tedbirler;

  • İstismarın çocuk üzerindeki fizyolojik ve psikolojik etkilerinin ortadan kaldırılması ve/veya minimuma indirilmesi için gerekli girişimler,
  • İstismar veya ihmal durumunun yinelenmesini önlemek için alınacak aksiyonlar,

Çocuğun ihmal veya istismara uğraması, bu durumun tespiti ve alınacak önlemlerin belirlenmesi konusunda ailelere, eğitimcilere ve sağlık personeline önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle devlet tarafından alınacak aksiyonlar ve oluşturulacak önleyici politikalar toplumun geleceği olan çocuklarımız için hayati önem arz etmektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir