ÇOCUK İSTİSMARI TCK 103

Çocuk istismarı ülkemizin gündeminde yer alan önemli konulardan biridir. Çocuk istismarını açıklamak için önce çocuk kavramını tanımlamak gerekir.

Türk Ceza Kanunu, 6. Maddesine göre “henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişi”, çocuk sayılır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde de benzer düzenlemeler yer almaktadır. Kanunlar nezdinde on sekiz yaşından küçük herkes çocuk sayılır.

Çocuk istismarı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek yapılan tüm davranışlar, çocuğa kötü muamele” olarak tanımlamıştır.

Çocuk istismarı denildiğinde asıl akla gelen, cinsel çocuk istismarıdır. Cinsel çocuk istismarı, “bir çocuk ile kendisinden yaşça büyük bir yetişkin veya sorumluluk, güven ve güç ilişkisi farkı bulunan akranı başka bir çocuk tarafından cinsel haz amacıyla zor kullanılarak veya ikna yoluyla cinsel yakınlaşmaya maruz bırakılmasıdır”. Ülkemizde en çok görülen şekli,  ensest, tecavüz, çocuğun pornografi ve fuhuş malzemesi yapılması, teşhircilik, cinsel organları okşama vb. şeklindedir.

Cinsel çocuk istismarı, Ceza Kanunumuzun 103. maddesinde bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre çocuğun cinsel istismarı,

  • On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiillin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
  • Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılmalıdır.

Bu suçun cezası sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun işlenme şekline göre farklı cezalar da öngörülmüştür.

Yapılan araştırmalarda, cinsel çocuk istismarının %40 oranla en çok 6-10 yaş grubun hedef aldığı, bu grubu %30 oranlarla 2-5 ve 11-17 yaş gruplarının izlediği görülmektedir. Kız çocukları erkeklere oranlara üç katı daha fazla istimara maruz kalmaktadır. İstismarcılar çoğunlukla erkek ve çocuğun tanıdığı birisidir.

Bu tespit suçun çocuğun yakın çevresinden biri tarafından istimara uğrama olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir. Ebeveynler ve eğitimcilerin konuya karşı hassasiyetleri çok önemlidir.

Cinsel istismara uğrayan bir çocukta belirli davranış kalıpları bulunmaktadır. Çocuk, olayla ilgili kâbuslar, uykuya dalma güçlüğü ve öfke patlamaları yaşayabilir. Olayı anımsatan yerler, kişiler, görüntüler ve konuşmalardan kaçınabilir. Yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar, mastürbasyon, cinsel oyunlar oynama, erişkinleri ayartıcı davranışlarda bulunma gibi davranışlar sergileyebilir.

Cinsel istismara uğrayan çocukların %50’sinde travma sonrası stres bozukluğu görülmektedir. Depresyon, intihar davranışları, alkol ve madde kullanımı bu duruma eşlik edebilmektedir.

Bu tarz şüpheli bir durum ile karşılaşıldığı zaman çocukla uygun bir dille konuşulmalı ve muayene için derhal bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

Etiketler: , , , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir