ÇOCUĞUN FİZİKSEL İSTİSMARI

Fiziksel istismar, çocuğun bedensel, zihinsel, sosyal gelişimine engel olan tutum ve davranışlardır. Fiziksel istismar (şiddet) çocuğa anne ve/veya babası tarafından uygulanabileceği gibi, yabancı kişiler tarafından da uygulanabilir. Çocuğun cinsel istismarının Türk Ceza Kanunu’nun 103.maddesinde açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, fiziksel istismar başlığı altında herhangi bir düzenleme ve hüküm yer almamaktadır. Bu konuda Türk Ceza Kanunu’nun Kasten Yaralama” başlığını taşıyan 86.maddesinin uygulanması söz konusu olacaktır.

İlgili düzenlemeye göre;

(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

…..

(3)Kasten yaralama suçunun,

(a) Üstsoy, altsoy, eşe ve kardeşe karşı,

(b) Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yukarıda verilen madde hükmünden anlaşıldığı gibi, çocuğa uygulanan fiziksel istismar kasten yaralama suçu kapsamında cezalandırılacaktır

.Aynı şekilde uygulanan şiddet sonucu çocuğun hayati tehlike altında yaşamını yitirmesi neticesi kasten öldürme suçu vuku bulacaktır.

Türk Ceza Kanunu’nun 82.maddesi;

(1) Kasten öldürme suçunun;

(d) Üstsoy veya altsoydan birine veya eş veya kardeşe karşı,

(e) Çocuğa yada beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan bir kişiye karşı,

İşlenmesi halinde kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis olduğu halde mağdurunun çocuk olması durumunda fail için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilecektir.

T.C.

YARGITAY

  1. CEZA DAİRESİ
  2. 2011/595
  3. 2011/841
  4. 21.2.2011
  • KASTEN ÖLDÜRME ( Eylemin Çocuğa Karşı İşlendiği Dikkate Alınarak Lehe Kanun Karşılaştırılmasının Bu Kapsamda Yapılması Gerektiği )
  • ÇOCUĞA KARŞI İŞLENEN KASTEN ÖLDÜRME ( Eylemin Nitelikli Hali İle İşlendiği Gözetilerek Lehe Kanun Karşılaştırılmasının Bu Kapsamda Yapılacağı )

5237/m.81

ÖZET : Adam öldürmek suçunda; maktülün suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle, sanığın eyleminin nitelikli olarak kabul edilerek lehe kanun uygulamasının bu yönde yapılması gerekir.

DAVA : Adam öldürmek suçundan E. T. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 1.6.2005 tarihinde 5237 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sebebiyle yeniden duruşma açılarak T.C.K.nun 81/1, 31/3-son, 62 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair ( ERZURUM ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.4.2010 gün ve 100/123 Sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR : Hükümlü E. T. hakkında 765 Sayılı T.C.K.nun 448, 55/3, 59, 33. maddeleri uyarınca kurulup. Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9, maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu kurulan hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden hükümlü müdafiinin tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Maktülün 10.6.1981 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 Sayılı Kanunun 82/1-e maddesine girer nitelikte olduğu, bu nedenle, lehe yasa karşılaştırmasının T.C.K.nun 448, 55/3, 59 ve 33. maddeleri ile 5237 Sayılı T.C.K.nun 82/1-e, 31/3, 62. maddeleri arasında yapılması gerektiği düşünülmeksizin, 5237 Sayılı T.C.K.nun 81/1. maddesi esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükümün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 21.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 1.Ceza Dairesi’nin yukarıda değinilen kararında  görüldüğü gibi,maktulün fiilin gerçekleştiği tarihte yaşının  18 den küçük olması sebebiyle, sanığa T.C.K.nun 82/1-e maddesine göre ceza verilmesi gerekirken ,T.C.K.nun 81/1.maddesine göre ceza verilmesi  bozma sebebi sayılmıştır.

Etiketler: , , , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973’de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Avukat Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir