Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Ertelenebilir mi ?

Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçunun cezası genel olarak “üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası” şeklindedir. İlgili maddenin devamında sayılar haller nitelikli istismar halleri olup, bu hallere göre artan nitelikte cezalar uygulanmaktadır.

Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûm edilmiş bir sanığın hapis cezası, ertelemeye veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) konu olabilir mi?

Erteleme, Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi, bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilen sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak, cezanın belirlenen bir deneme süresi için cezaevinde infaz edilmemesidir. Bu deneme süresi içinde sanığın “iyi hal” ine kanaat getirilirse cezası infaz edilmiş sayılacaktır.

Hapis cezasının ertelenebilmesi için;

  • Sanığın daha önce kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm edilmemiş olması,

Burada sanık kasten işlediği bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmalıdır.

  • Yargılama sırasında sanığın tekrar suç işlemeyeceğine kanaat getirilmesi,

Sanığın yargılama sırasındaki davranışları, pişmanlık duyup duymadığı ve tekrar suç işleme eğiliminin olmaması mahkeme tarafından objektif olarak değerlendirilerek bir kanaate varılacaktır.

  • Hükmedilen ceza tutarının ertelemenin uygulanabileceği aralıkta olması,

Sanığın cezası iki yıl veya daha az ise ertelenebilir. Bu sınır 18 yaşından küçük ve 65 yaşından büyükler için 3 yıldır.

 Mahkeme ertelemeye karar vermek için bazen varsa zararın giderilmesi koşulu arayabilir. Bu halde sanık zarar giderildikten sonra serbest bırakılır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ise, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. HAGB, sanığa verilen hapis cezasının belli bir denetim süresi içinde herhangi bir sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde sanık tarafından kasıt ile herhangi bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa, cezanın tamamen ortadan kalkmasıdır.

Hapis cezasına ilişkin HAGB verilebilmesi için;

  • Hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az süreli olması, (Suçun niteliği önemli değildir.)
  • Sanığın daha önce kasten işlenmiş bir suç nedeniyle mahkûmiyeti bulunmaması,
  • Suç nedeniyle bir zarar doğmuşsa bu zararın giderilmesi,
  • Mahkeme tarafından sanığın tekrar suç işlemeyeceğine kanaat getirilmesi,
  • Sanığın HABG kararına onay vermesi

Gerekmektedir.

Ertelemede belirtilen denetim süresi içinde sanığın iyi hal’in varlığı halinde ceza infaz olmuş sayılacak, yani sanığın cezası ortadan kalkmayacak ve adli siciline yani sabıkasına işlenecektir. Oysaki HAGB’de denetim süresi içindeki iyi hal’in varlığı halinde suç hiç işlenmemiş gibi kabul edilecek, sanığın adli sicil yani sabıka kaydı olmayacaktır. Bu müessese sanığa ikinci bir şans vermekte, onu sabıkalı statüsüne sokmamaktadır.

İki müessesinin uygulanabilmesi için ortak koşul hapis cezasının en fazla iki yıl olmasıdır. Çocuğun cinsel istismarı suçunun cezasının alt sınırı ise üç yıldan başlamaktadır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi vermiş olduğu 2017 tarihli bir kararında, basit cinsel saldırı suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında Mahkeme tarafından verilen HAGB kararını bozmuştur.

Davaya konu olayda, sanığın katılanla birlikte merdivenlerden inerken, bacağı ağrıdığı gerekçe ile katılanın koluna girdiği, bu sırada eliyle katılanın göğsünü ittirdiği, kısa bir süre sonra tekrar merdivenlerden inmeye başladıklarında bu defa aniden katılanın elini cinsel organına götürerek dokunmasını sağladığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkeme basit cinsel saldırı suçunun oluştuğu gerekçesiyle sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB’ye karar vermiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi ise, sanığın katılanın göğsüne dokunmasının ve eliyle kendi cinsel organına dokunmasını sağlamasının, basit cinsel saldırı suçunu değil, 103.maddede düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna kanaat getirmiştir.

Bu nedenle suçun vasfının yanlış nitelendirilmesi ve 103/1’de çocuğun cinsel istismarı suçunun cezasının alt sınırının üç yıl olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulama alanı bulmayacağına, bu nedenle bozmaya karar vermiştir.

Bu karar, Yargıtay’ın cinsel içerikli suçlarda, suçun nitelendirmesini daha ağır nitelikli suçlardan yaparak, daha ağır cezalara gitme konusundaki eğilimini göstermesi açısından dikkat çekicidir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir