NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMAR SUÇUNUN BİRDEN ÇOK KİŞİ TARAFINDAN  İŞLENMESİ – TCK 103

 

Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunun, Kanun maddesinde belirtilen belirli koşullar altında işlenmesi halinde nitelikli istismar suçu söz konusu olacaktır. Nitelikli cinsel istismar suçunun cezası da suçu işleyen kişiler bakımından veya suçun işleniş şekilleri bakımından farklılık arz etmektedir.

Bu koşullardan biri, 103. maddenin 3. bendinde düzenlenmiştir:

“Cinsel istismarın üst soy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısımı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında arttırılır.”

Bu düzenlemeye göre cinsel istismar suçunun,

  • Çocuk mağdurun anne/baba, kardeşler, büyükanne/büyükbaba, amca, dayı, teyze, hala veya evlat edinen veya üvey evlat tarafından işlenmesi,
  • Velileri olmayan çocuğa vasi tayin edilmesi halinde vasisi tarafından işlenmesi,
  • Eğitim gördüğü eğitici, öğretici tarafından işlenmesi,
  • Sağlık hizmeti veren kişiler tarafından işlenmesi,
  • Koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi,
  • Hizmet ilişkisi içinde bulunduğu kişiler tarafından, bu ilişkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi,
  • Birden fazla kişi tarafından işlenmesi,

Hallerinde verilecek ceza ½ oranından arttırılacaktır.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009 yılında verdiği bir kararda, sanıkların akıl hastası olan mağduru spor amaçlı olarak kullanılan salona götürerek aynı zamanda ve mekânda oral ve anal yoldan vücuda organ sokmak suretiyle gerçekleştirmiş oldukları cinsel saldırı fiilleriyle ilgili olarak, nitelikli istismar hali olan 103/3 bendinden ceza verilmesine hükmettiği gibi, yine aynı Kanunun 43. maddesinde yer alan “zincirleme suç” kapsamında cezanın arttırılması gerektiğine de karar vermiştir.

Karara konu dava Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştür. Suçun failleri askerlik görevini yapmakta sanıklardır. Sanıklar akıl hastası olan mağduru, birlikte askerlik görevini yaptıkları çok amaçlı spor salonuna götürmüşler, mağdura aynı zamanda ve mekânda, ayrı ayrı hem oral yoldan, hem de anal yoldan vücuduna organlarını sokmak yoluyla birlikte nitelikli cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. Burada Mahkeme tarafından 103/2 uyarınca cinsel istismarın vücuda organ sokularak gerçekleştirilmesi nedeniyle bu düzenlemeden cezaya hükmetmiş, söz konusu suçu birlikte işlemiş olmalarından dolayı da sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 103/3 maddesi üzerinden cezanın ½ oranında arttırılmasına karar vermiştir. Sanık vekilinin (müdafi) temyiz talebi üzerine dosya Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş ve yerel Mahkeme kararı doğru bulunarak onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay söz konusu kararında madde 103/3 yanında, zincirleme suçun düzenlendiği 43/1 hükmünün de uygulanması gerektiğini belirtmiş, ancak bu anlamda bir karşı temyiz söz konusu olmadığından bu durum bozma gerekçesi saymamıştır.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir